« Önceki ::

Yine Mi Pazartesi?

Kimse haftanın en güzel günü olan pazar günü keyfini bozmak ve ertesi günü yapılması gereken işleri düşünmek istemez. Ancak yine de düşünenlerin sayısı bir hayli fazla. Bu da bir tür pazartesi sendromunun oluşmasına neden oluyor. Eğer pazar akşamları hep aynı trajediyi yaşıyorsanız: Yarın pazartesi! Henüz hafta başlamadı ama siz strese girdiniz bile. Bu nedenle bir sonraki pazar akşamı aynı şeyleri yaşamamak için önerilerimize kulak verin;


Değişik kokular alın...

Bir "koku koleksiyoncusu" olun ve evinize değişik türde hoş kokular alın. Aroma yağları gerginliği yok ederler, özellikle de vanilya, limon ve portakal kokuları bu konuda son derece etkilidir. İnsanın ruh halini kısa süre içinde değiştirip, sizi fiziken gevşetirler.

Sağlığınıza özen gösterin...

Sizi formda tutacak şeyler yapın. Ama koşu bandı yerine sizi terletecek, sauna tipi bol buharlı yerlere gidin. Çünkü vücudunuzu dinlendirip sizi gevşetecek ve rahatlatacak en uygun ortam Sauna nın buhar dolu değişik kokulu ortamıdır. Sauna omuzlarınızdaki yükü almakla birlikte gelecek beklentileriniz içinde size güç verecektir. Alternatif olarak önerimiz; bol köpüklü bir banyo.

Donanımlı olun...

Pazar gününden ertesi gün için nasıl donanımlı gidebileceğinizi düşünün. Bunu bir alışkanlık haline getirin ve haftanın bu ilk gününü özel kılmaya çalışın. örneğin giyiminiz konusunda daha canlı renkler tercih edin. Sarı ve turuncu tonları veya kırmızı, pazartesi günleri için ideal olabilir. Bu nedenle de pazar günleri özellikle çok sevdiğiniz kıyafetlerle gezmeyi tercih edin. Böylece pazartesi aklınıza o kadar kötü gelmeyecektir. Ancak pazartesi günleri işe tam donanımlı gitmeye dikkat edin.


Dolabınıza kilitleyin...

Cuma akşamı bir sonraki hafta için tamamlanmamış veya bitmesi gereken işleri bırakmanız çok doğal. Ancak kesinlikle ani bir karar verip, bitmemiş işleri eve götürmeye kalkışmayın. Böylece pazar gününden itibaren pazartesi sendromu kendiliğinden başlar. Bu nedenle bitmemiş ve yapılacak işler listenizi hızlıca dolbınıza kilitleyin ve geriye bakmayın. Onları ancak pazartesis abahı güzel bir kahvaltı sonrası elinize alın. Böylece tüm pazar günü boyunca kafanız iş dışında herşeye çalışabilir.

Düşüncelerinizi yönlendirin...

Pazartesi gününü güzel bir gün olarak düşünmeye çalışın. Bu nedenle de o günü özel kılacak birşeyler yapın. Örneğin randevu defterinize pazartesi öğleden sonraları için çok sevdiğiniz dostlarınızla bir yemek ayarlayın. Böylece pazartesi deyince aklınıza dostlarınızla yemek olayı gelecek ve mutlu bir tebessüm olacak dudaklarınızda. Ya da haftanın bu ilk iş gününü biraz özel kılmaya çalışın. Örneğin sabah kahvenizi evde bir başınıza yudumlamak yerine, ofiste sevdiğiniz iş arkadaşlarınızla kahve keyfi yapın. Ve pazartesi sabahları sevdiğiniz bir şarkıyı mutlaka dinleyin.



Pazartesi sendromu önerilerimizi uygulayın, göreceksiniz bu melankoliyi yeneceksiniz!

Yorum (yok) Yorum yaz!

Iş Yerinde Tatil Sonrasi Larmaşasi...

Yaz tatiliniz bitti. Dinlendindiniz, eğlendiniz ve enerji depoladınız... Ama artık yaşadığınız şehre, en önemlisi de aylarınızı, belki de yıllarınızı geçirdiğiniz ve şimdi bir yığın işin biriktiği çalışma masanıza tekrar geri döndünüz. Tatil sonrası bu karmaşayı yenmek için neler yapabilirsiniz?

E-Postalar...

İstenmeyen spam ve reklam iletilerinin temizlenmesinden sonra genellikle okunması gereken daha birçok e-posta posta kutunuzda bekler. En iyisi kendinize iletileriniz için bir iki saat verip, hepsini sistemli bir şekilde gözden geçirin. Kesinlikle çok fazla ileti gelmiştir düşüncesiyle erkenden işbaşı yapıp, panik yapmayın. Öncelikle tüm iletileri geriye doğru sıralayın. Yani yeni gelenlere önce göz atın. Böylece daha önce gelmiş olan postaları takip etmek, cevapladıklarınızı görmek kolay olur.
Tatil dönüşündeki ilk gün, tüm iletilerin gözden geçirilmesine dikkat edin. Çünkü iş ortamı bunu gerektirir. Çoğu zaman gönderen ve subject kısmından iletinin özlelikleri ve verilecek cevap tahmin edilir. Tüm iletilerin ilk gün cevaplanması gerekmez. Göz atın yeter. Daha az önemli olan iletiler birkaç gün daha tatile devam edebilir. Eğer acilen cevaplanması gereken çok fazla e-postanız varsa, genel bir cevapla işi ilk gün halledebilirsiniz. Bunun için, tatilden döndüğünüzü ve iletiyi aldığınızı, en kısa zamanda geri cevap yazacağınızı yazabilirsiniz. Böylece karşınızdaki saygı duyulduğunu ve geri dönüleceğini bilir. Bu uygulamayla tatil sonrası biraz nefes almaya vaktiniz olur.

Eski postalarınız okunmamışsa hala...

Tatil öncesi önemli iletilerinizi bir klasörde topladınız ve şimdi geri dönüşünüzün bu haftası o klasörde önemli bir takım randevular, toplantılar var görünüyor. Üç hafta kadar yoktunuz ve liste yeni gelenlerle kabarık duruyor. Eski listedekiler uygulanacak mı? Ne yapacaksınız bu durumda? Biran evvel iş arkadaşlarınızla ve en önemlisi de şefinizle bu konuda konuşup, karar birliğine varın. Bazen tatiller eski kabarık listeleri rafa kaldırmak için çok işe yarayabilir. Ve yeni bir başlangıç, temiz defterler anlamına gelebilir.

Yeni Postalarınız...

Yeni gelen iletilerinize önce şöyle bir göz atın. Önemli olanlar zaten hemen göze batacaktır. Önemsiz olanları da ayıklamak kolay olur. İletilerinizi önem sırasına göre klasörlerseniz, ileride bunun çok kolaylığını göreceksiniz. E-postalarınıza göz atarken elinizin altında bir kalem ve bloknot mutlaka olsun. Aklınıza gelenleri not alın. Şu anda tatil dönüşü enerjiksiniz ve beyniniz dinç. En güzel fikirler tatil dönüşünde olabilir. Onları unutmamak için bir köşeye not edin.

Uzmanlar, tatil dönüşünde ilk iş günü öncesi kafanızda işyerinde daha ilk günden bol bol vaktinizin olacağını, kendinize zaman verebileceğinizi düşünerek davranmanız gerektiğini söylüyor. Daha ilk iş gününden herkesle tatilinizi konuşmanızın gerekmeyeceğinin bilincinde olun. İş arkadaşlarınıza belki bir iki kısa anı veya resim gösterip, detayların sonra geleceğini söyleyin. Böylece işyerine adapte olmak ve işleri kavramak için biraz daha fazla vaktiniz olacaktır.

İlk toplantı veya görüşmelerde konuya tam olarak katılamıyor, anlatılanları anlamıyorsanız, sormaktan çekinmeyin. Aksi takdirde olaylar daha büyük sorunlar haline gelbilir ve size baskı yapabilir. Tüm önemli işleri daha ilk günden yapacaksınız düşüncesini kafanızdan silin. Eğer herhangi bir işte baskı hissediyorsanız, bunun niçin bu kadar önemli bir iş olduğunu sorun. Biraz ertelenip ertelenmeyeceği konusunda da müdürlerinize danışın. Çünkü önemli olan olaya tam olarak hakim olup, işi doğru yapmaktır.

Tatilden döndünüz, çamaşırları bile sonra yıkamak üzere kirli sepetine attınız ama yine de enerjik değilsiniz. Panik yapmayın! Fiziksel olarak kendinizi iyi hissetmiyorsanız, öncelikle kendinize gündelik yaşamda böyle bir durum karşısında nasıl davrandığınızı sorun. Sıkıntı ve bunalımlar sadece tatil dönüşü ilk günlerde olmaz ya... İlk günün akşamı için size iyi gelebilecek planlar yapın, sevdiğiniz mekanlardan birine gidip eğlenin. Kesinlikle işleri bitireyim düşüncesiyle mesai yapmayın.

Bazen ufak ama zararsız yalanlar ilk iş gününü atlatmanızda size yardımcı olabilir. Örneğin hala yol yorgunluğunu atlatamadığınız ve hava değişiminin etkisinde kaldığınız gibi... Aslında derhal iş yerini terketmek ve tekrar tatile gitmek istemektesiniz ama... Bunun mümkün olmadığını bildiğinizden en azından tatil olayını atlatana dek hava değişimi ve yol yorgunluğu gibi zararsız yalanlara sığınabilirsiniz. Genellikle böyle durumlarda o gün eve daha erken gitmenize izin verilir...

Eminiz bu şekilde tatil dönüşü karmaşasını kolayca yenip, ikinci iş gününde daha rahat olacaksınız!

Yorum (yok) Yorum yaz!

CV Yazmak İncelik İster

İster yeni mezun olun, ister kırk yıllık iş geçmişiniz olsun mutlaka bir CV’niz olmalı. Peki kendinizi en iyi ifade edebileceğiniz bir CV’yi nasıl hazırlayabilirsiniz?Yeni mezun da olsanız, uzun süredir çalışıyor da olsanız, mutlaka doğru ve güncel bilgiler içeren bir CV’niz olmalı. Tecrübe ve bilgi ne kadar önemli olursa olsun, düzgün formata sahip, gereksiz bilgi içermeyen bir CV, işverenler tarafından hemen farkedilecektir. Peki böyle bir CV’yi nasıl hazırlayabilirsiniz? Öncelikle yapmanız gereken şey hangi tür CV hazırlayacağınıza karar vermek olmalı. Çünkü CV’ler çeşitli uzmanlık alanlarında tercih edilen işlevsel formatlı CV, en sık kullanılan şekliyle zaman sıralı CV ve her iki formatı da içinde barındıran bileşik CV olmak üzere üç başlık altında toplanıyor. İşlevsel CV’ler, sahip olunan iş tecrübelerinin belirli uzmanlık alanları altında toplanarak sunulmasına olanak veriyor. Bu format daha çok başarılarını ön plana çıkarmak isteyen kişiler tarafından tercih ediliyor. Eğer siz de aynı sektörde yer alan birkaç iş yerinde çalıştıysanız, bu formatı tercih edebilirsiniz. Ayrıca çalışma hayatınıza bir süreliğine ara vermişseniz, bu format, görüşme yaptığınız yerlerde tecrübelerinizle

dikkat çekmenizi sağlayabilir.
En sık kullanılan CV şekli olan zaman sıralı CV’lerde, tüm eğitiminizi ve iş tecrübelerinizi, en sondan geriye doğru sıralayabilirsiniz. Böylece bugüne kadar çalıştığınız tüm iş yerlerini detaylı olarak göstermiş olursunuz. Ancak bir süredir çalışmıyorsanız, bu formatı kullanmayın. Çünkü kronolojik sıralamadaki boşluklar, işverenin aklında soru işaretleri yaratabilir.

Kısaca işlevsel CV’nin kısa iş tecrübeleri eklenmiş hali olarak tanımlayabileceğimiz tür olan bileşik CV’de de sırasıyla önce beceriler, daha sonra da iş tecrübeleri yazılır.

Uzunluk nasıl olmalı?

CV hazırlarken çok uzun veya çok kısa olmamasına dikkat etmelisiniz. Genellikle bir sayfalık bir CV idealdir. Ancak bir sayfaya sığdırmak için gereksiz bilgi eklememeye veya önemli bilgileri atmamaya da özen göstermelisiniz. Akılda kalıcı kelimeler kullanmaya gayret edin.

Bazı şirketler CV’lerde vesikalık fotoğraf olmasını tercih edebilirler. Bu yüzden fotoğrafınızın son altı ay içinde çekilmiş olmasına dikkat edin.

Ya referanslar?

CV’nize size referans olabilecek isimler yazarken, bu kişilerin sizin çalışma sisteminizi, prensiplerinizi bilen ve hakkınızda doğru bilgi verebilecek kişiler olmasına dikkat edin. Referans olarak verdiğiniz kişilerin adını, pozisyonunu, adresini ve mesai saatleri içinde ulaşılabilecek telefon numarasını yazmayı ihmal etmeyin.

CV’nizde güncel iletişim bilgilerinizin yer almasına dikkat edin. Bu bilgileri CV’nize inceleyecek olan kişinin ilk olarak bakacağı yere yazmanızda fayda var.

Ön yazının gerekliliği

Bazı firmaların insan kaynakları departmanları, kendilerine gönderilen CV’lerde ilk olarak ön yazıya dikkat ederler. İşverenlerin sizinle ilgili ilk izlenimi, ön yazı sayesinde edinebileceğini aklınızdan çıkarmayın. CV’ye ekleyeceğiniz ön yazıda, iş deneyimlerinizle, aldığınız eğitimlerle, kişisel özelliklerinizle veya uzmanlaştığınız konularla ilgili ön plana çıkarmak istediğiniz bilgilere yer vermelisiniz. Ön yazı aynı zamanda fikirlerinizi ve kendinizi açıkça ifade edip edemediğinizin de aynasıdır.

Eğitim bölümünün önemi

Yeni mezunsanız veya öğrenciyseniz, başvuru yaptığınız pozisyonla ilgili aldığınız dersleri eğitim bölümünde belirtebilirsiniz. İş tecrübeniz varsa, bu tecrübeleri belirttiğiniz kısmı, eğitimden önce yazın. Ayrıca okuduğunuz ve mezun olduğunuz okulları yazarken mezuniyet yılınızı, derecenizi ve bölüm adını da eklemeyi unutmayın. Çalıştığınız projeler, aldığınız kurslar, katıldığınız eğitim, seminer ve sertifika programları ile çalışmak istediğiniz pozisyona uygun teknik bilgilerinizi de yine bu bölümde belirtebilirsiniz.

Deneyimler

İş deneyimlerinizi yazdığınız bölüm, CV’nizin en önemli bölümlerinden biridir. İşverenler için, önceki tecrübelerinizin, yetenek, bilgi ve becerileriniz konusunda fikir verdiğini unutmayın. Tecrübelerinizi en son çalıştığınız işten başlayarak ve şirketin adına, çalışmış olduğunuz pozisyona ve işe giriş ile çıkış tarihine yer vererek yazın.

Bildiğiniz yabancı diller

Yabancı dil bilginiz yoksa CV’nize bu bölümü eklemeyin. Eğer bir ya da daha fazla yabancı dil biliyorsanız, bu dilleri okuma, yazma ve anlama kategorilerini bilgi derecenize göre yazın. İşi almak için yazacağınız her yanlış bilgi, ileride size problem olarak geri dönecektir. Unutmayın!

Özel ilgi alanlarınız

CV’nizde özel ilgi alanlarınızdan ve hobilerinizden bahsetmek, işverenin, sizin sosyal ilişkiler açısından nasıl biri olduğunuz hakkında fikir sahibi olmasına olanak verir. Bu yüzden kendinizi olmadığınız biri gibi göstermeye çalışmayın. Hobileriniz fazla olmasa bile, yazdıklarınızı kendi içinde detaylandırarak bu bölümü doldurabilirsiniz. Örneğin koleksiyon yapmaktan hoşlanıyorsanız, ne tür şeylerin koleksiyonunu yaptığınızı, kitap okuyorsanız hangi tür kitaplardan hoşlandığınızı yazabilirsiniz.

Unutmayın, CV’niz işverenler için kişiliğinizin, iş tecrübelerinizin, çalışma prensiplerinizin ve yeteneklerinizin aynasıdır. Bu yüzden CV’nize yazdığınız herşeyin doğru ve güncel bilgiler olduğundan emin olun. O zaman fırsat kapıları da kendiliğinden açılacaktır.

Yorum (yok) Yorum yaz!