« Önceki :: Sonraki »

Unutlmuşmuydum ?

İlk kez ona üniversitede rastlamıştı genç çocuk. Hoşlanmıştı baya… Konuşmak istiyordu ama bir başka sevdiği vardı onu bir anda silip atamazdı. 1 yıl aynı sınıfta olmalarına rağmen tanışamadılar. Genç çocuk beklide böylesi daha iyi diye düşünüyordu. 2. sınıfa başlamışlardı. 2 ay sonra tanıştılar. Artık her şey kontrolünden çıkmıştı. Durduramıyordu. Ve bir gün nasıl oldu çocukta bilmiyor ama kızın ellerini gördü ellerinde. Artık her gün el ele idiler. Ama birbirlerine ve etrafa arkadaşız diyorlardı. Ve artık dayanamadılar arkadaşlarının vasıtasıyla birbirlerine açıldılar. Ve 7 ay kadar kısa ama çocuk için bir ömür boyu süren bir birliktelik yaşadılar. Üniversite bitmişti artık birbirlerinden uzak kalacaklardı. Aralarına kilometreler giriyordu.


Gittin sen bana gitmek için gelmiştin
Geride yavaş yavaş eriyen
Bir kurşun bıraktın
Bıraktığın şekilden
Çok daha başkasına bürünen
Ve bir daha asla
Eskisi gibi olamayacak bir kurşun
Gerçekten
Bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmadı

Ve üniversite bittikten bir ay sonra ayrıldılar. Evet! Kız gerçektende gitmek için gelmişti genç çocuğun hayatına. Oysaki verdiği sözler oysaki verilen yeminler hepsi unutulmuştu. Geride ne bıraktığı umurunda değildi kızın. Belki de haklıydı kendince böyle yapmakta. Ailesini karşısına alamıyordu. Çünkü mezhep farklılığı vardı aralarında. Görüşleri farklıydı. Genç çocuk hiçbir zaman sorun yapmadı bunu ama kızın hiç aklından çıkmıyordu bu büyük farklılık.


Kısa bir hüzünden sonra
Geldim geri döndüm sana
Seviştin mi, değiştin mi


Kimbilir kimler aklını çeldi
Gördüğüne sevinmedin mi beni
Kimbilir kimler aklını çeldi
Gördüğüne sevinmedin sen beni
Üç günlük ayrılıkta neler, neden değişti


unutulmuş muydum
alışıyor muydun
yavaş yavaş yokluğuma
beklenmiyor muydum
kalbini mi yordum
bunca iş güç arasında


Geri dönmüştü genç çocuk ama bir boşluğa dönmüştü… Hiç bir şey bulamamıştı geride. Sevdiği kız artık bir başkasınındı. Ayrıldıktan 7 ay sonra bir başkasıyla başlamıştı genç kız. Dedi kendine hiç mi sevmedi hiç mi bir şeyler hissetmedi. Nasıl bu kadar çabuk unutabildi ? Aylarca bu soruları sordu kendine bir cevap aradı. Yolları kendine mesken eyledi. Kitapları ansiklopedileri karıştırdı. Sevgililere danıştı. Ama bir türlü cevap bulamadı.


Bir şeyi fark edene kadar hep kızın aşkıyla yaşadı. Hep geri dönecek diye ümit etti. Umutluydu yarınlarından, umutluydu çünkü kendine sevdiğinin bu kadar çabuk unutamayacağını bu kadar vazgeçemeyeciğini söyleyip duruyordu. Bir başkasıyla nişanlı bile olsa dönecek bana diyordu.

bir gün beni nasıl paslı bir makasla
nasıl derinden
budayıp gittiğini farkettim
yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi
kesip attıkların
sensizlikle oluşmuş hastalığıma
senin bile çare olamayacağını
benim için
artık çok gecikildiğini anladım ...


Artık çocukta umudunu kesmişti. Biliyordu artık biliyordu kızın sevgisinin bittiğini. Yıkılmıştı. Ama ona yıkıldığını göstermemeliydi. Arkasında yıkık bir adam olmamalıydı. Aylar sonra yolları karşılaştı İstanbul’ da. Gerçi karşılaşmadan çok planlı yapılmış bir şeydi. Çocuk kızı gördüğünde bir şeyi daha iyi anlamıştı. Kız artık sevgiyle bakmıyordu gözlerinin içine. Ve kıza Döndü : “Hani seni kalbime kilitleyip anahtarını okyanusa atmıştım ya” dedi “eğer anahtarı bulursam bana döneceğini düşünüyordum. Bu sabah o anahtarı buldum ve bulduğumda anladım ki ben seni kaybetmişim. Azad ediyorum artık hürsün” dedi.


Bu kadar sevginin yükünü kaldıramıyordu. Ve kızdan ayrıldıkları akşam bir mesaj daha çekti kıza. “Okyanusun ortasındayım. Anahtarı aldığım yere geri bıraktım. Artık yorulmaya başladım. Ya bir gün hak eden o anahtarı alacak derinlerden ya da ben yorulup gömüleceğim derinlere”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır